Devlet Bahçeli'nin İstanbul mesajının şifreleri

Müyesser Yıldız yazdı: Ya Çavuşoğlu ile Dendias'ın sarmaş dolaş halleri?.. Acaba bir gün kendi siyasetçilerimiz arasında da böyle pozlar görme imkân ve ihtimalimiz var mı?

 

Konstantinopolis Sayfasını Kimler Açıyor Ve Açtırıyor?

İki gün önce İstanbul'un fethinin 568'inci yıldönümüydü. Cumhur İttifakı'nın ortağı MHP Lideri Devlet Bahçeli, bu münasebetle yaptığı açıklamada, fethin anlam ve önemini anlatmakla kalmadı, şu dikkat çekici siyasi mesajları verdi:

“Dünyanın en büyük Türk kenti maalesef ehil ve emin olmayan, neye ve kimlere hizmet ettiği meçhul bulunan tehlikeli bir zihniyetin tasallutu altındadır. Kifayetsiz muhterisler İstanbul’un fetih mirasını ileriye taşımayacak kadar takatsiz, yükseltemeyecek kadar da taksirlidir... Konstantinopolis sayfası şehit kanıyla mühürlenip kapatılalı 568 yıl olmuştur. Bu sayfayı tekrar açmaya heveslenmek, tasfiye ve telini vatan evlatları için mecburi olan köksüz Bizans komplosudur. Bizans devleti tarihten silinmiş olsa da kokuşmuş hayaleti, zulmet hedefleri dolaşımdadır.”

Bahçeli bu sözleriyle, Erdoğan'ın İstanbul seçimleri öncesinde yaptığı gibi, Ekrem İmamoğlu ve Millet İttifakı'nı mı yoksa Lozan'a göre bir Türk kurumu olan İstanbul'daki Fener Rum Patrikhanesi'ni “Ekümenik” sayan ve Türkiye'nin de bunu kabul etmesi için baskı yapan emperyalistleri mi işaret etti, bilmiyoruz; ama hemen öncesinde yaşanan bir ziyareti hatırlatalım.

Erdoğan ile Biden'in 14 Haziran'da yapması beklenen görüşmenin altyapısını hazırlamak üzere ülkemize gelen ve bir dizi “ültimatom” veren ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Wendy Sherman, ne yazık ki, alışılageldiği üzere Patrikhane'ye de gitti. Neler söyledi?

“Dünya çapında 300 milyondan fazla nüfusu sahip Ortodoks dünyada saygı duyulan bir lider olan Patrik Bartholomeos ile görüşmekten onur duyduğunu” ifade etti.

ABD'nin Patrikhane ile uzun yıllara dayanan bir ilişkisinin olduğunu belirtip, “bu bağlamda ulusal sınırları aşan küresel problemlerde iş birliği yaptığını” ve “dünya çapında din özgürlüklerini teşvik etmek için Patrikhaneyi bir partner olarak görmekten mutluluk duyduğunu” vurguladı.

Bir Türk vatandaşı olan Patrik Bartholomeos da, Erdoğan-Biden arasında yapılacak görüşmeye değinip, “Ekim ayında ABD'ye ziyarette bulunacağım ve ABD Başkanı Joe Biden'le görüşmeyi heyecanla bekliyorum. Kendisiyle iyi ilişkilerimiz var. ABD Başkan Yardımcısı olduğu dönemde iki defa Patrikhaneyi ziyaret etmişti.” dedi.

Sherman'ın bu ziyareti ve yapılan açıklamalar üzerine deneyimli emekli Büyükelçi Tugay Uluçevik sosyal medya hesabından, “Batıdan Türkiye’ye yapılan resmi ziyaretlerde Patrikahane de ziyaret ediliyor. Bu ziyaretler, Vatikan benzeri bir Devleti İstanbul'da kurma ham hayalinin tezahürü mü?” sorusunu yöneltti. Uluçevik, Yeniçağ Gazetesi'nden Halil Yatar'a da özetle şunları anlattı:

“Birçok ülkenin resmi düzeyde yetkilisinin Türkiye'ye gelince, Patrikhane'yi ziyaret etmesini yadırgamamak mümkün değil. Sonuçta Türkiye, Patriği bir dini lider, yani Ekümenik olarak tanımıyor. İnsanın aklına buna rağmen tanınmak mı istiyor sorusu geliyor. 300 milyon Ortodoks'un dini lideri olarak görülebilir, ancak Ekümenik değil. Türkiye bunu tanımadı. Resmi ziyaretlerde protokolde daha itinalı olunmalı.”

HEM EKÜMENİK HEM KONSTANTİNOPOL DEDİLER

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Sherman'ın, kamuoyu önünde yapılan açıklamada “Ekümenik” ifadesini kullanmasa da resmi Twitter hesabından Bartholomeos için “Ekümenik” dediğini kaydedip, yakın zamanda gerçekleşen başka ziyaretleri hatırlatalım.

Trump'ın Dışişleri Bakanı Pompeo, sadece Patrik Bartholomeos'la görüşmek için İstanbul'a geldi...

Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias, 15 Nisan'daki Ankara ziyaretinden önce Patrikhane'ye gitti...

Geçen hafta Türkiye'ye gelen Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda'nın da İstanbul'daki ilk duraklarından birisi Patrikhane oldu. Dahası, Duda'nın resmi hesaplarında bu “resmi ziyaretle” ilgili yapılan paylaşımlarda “Konstantinopol Patriği” ifadesi kullanıldı.

MHP'NİN EKÜMENLİK POLİTİKASI

Türkiye-ABD ilişkilerinin düzelmesi için önümüze konan şartlar listesinin öncelikleri arasında görünmese de Patrikhane'nin “Ekümenliğinin” tanınıp, tüzel kişiliğinin kabul edilmesi ve Ruhban Okulu'nun açılması, Biden'ın ana misyonları arasında yer alıyor.

Peki, “Konstantinopolis sayfasının yeniden açılmasını” yakından ilgilendiren bu konulara Cumhur İttifakı'nın ortağı MHP'nin bakış açısı nedir; kısaca hatırlatalım.

Aralık 2004'te ABD Büyükelçisi’nin resepsiyonuna Patrik Bartholomeos'un “Ekümenik” unvanıyla davet edilmesine Bahçeli, şöyle tepki gösterdi:

“Hükümet bu resepsiyona kamu görevlilerine katılmamayı telkin edeceği yerde, böyle bir sıfatın Türkiye'de başka amaçlar için kullanılmaya yönelik sıfatlar olması sebebiyle ABD yönetiminin büyükelçisini davet ederek dikkatini çekmesi, Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışır bir devlet anlayışı olurdu. Böyle zaaflar ortaya koyduğunuz takdirde küçük ülkeler dahi Türkiye üzerinde büyük cesaretlerle büyük sözler söyleyebilirler.”

Temmuz 2012'de Ruhban Okulu'nun yeniden açılması tartışmaları yaşanırken, Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, AKP İktidarını eleştirerek, şunları söyledi:

“Fener Rum Patrikhanesi'nin öteden beri Ortodoks kiliseleri arasında onursal önceliği elde etmeye ve Ortodoks kiliselerinin birliğini gerçekleştirmeye çalıştığı bilinmektedir. Ekümeniklik denilen bu konumu elde etme sevdasıyla yanıp tutuşan Patrikhanenin siyasi amacı şudur: İstanbul’un Ortodoks dünyasının merkezi olacak, Bizans rüyası gerçekleşecektir.”

Bahçeli Mayıs 2013'te, “Başbakan Erdoğan, aradan geçen süre içinde ABD’ye taahhüt ettiği gibi;    Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması, Patrikliğin ekümenik olması için mesai harcamıştır.” iddiasında bulundu.

Aralık 2014'te yine Bahçeli, Türkiye'ye gelen Papa Francesko'nun Patrikhane'yi de ziyaret edip, “Ekümenik” ifadesini kullanması üzerine Patrikhane'nin İstanbul Fatih Kaymakamlığı’na bağlı olduğunu hatırlatıp, “Papa Ekümenik sıfatına kendince meşruluk atfetmiştir. Bilinmelidir ki, Fener Rum Patriğinin sözde Ekümenik unvanı devletimizin kurucu anlaşması Lozan’a tamamen aykırıdır... Biz; Ekümenik’i bilmeyiz, Papaz okulundan anlamayız, son yurdumuzda meydanı boş bulan misyonerlerin, diyalogcuların, görünmez kilise havarilerinin tezgahına katiyen düşmeyiz.” dedi.

İzlediğimiz kadarıyla kadarıyla MHP'nin bu politikalarında, Cumhur İttifakı ortaklığından sonra da herhangi bir değişiklik olmadığını kaydedip, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Yunanistan ziyaretinden bazı karelere dikkat çekelim.

ÇAVUŞOĞLU BATI TRAKYA'DA

Bilindiği gibi, Çavuşoğlu Atina'dan önce dün Batı Trakya'ya gitti. Soydaşlarımızla, seçilmiş müftülerle görüştü ve sorunlarını dile getirdi. Bakın öncesinde neler oldu:

Yunan basını, Çavuşoğlu'nun, Atina'dan önce Batı Trakya'ya gitmeyi tercih etmesinin gerginliğe neden olduğunu, Dışişleri Bakanlığı'nın, bu “özel” ziyaretin Atina'daki resmi temaslardan sonra gerçekleşmesini önerdiğini, ancak Çavuşoğlu'nun reddettiğini duyurdu.

Yine Yunan medyası, Çavuşoğlu'nun Batı Trakya ziyaretinin “azınlık Müslümanları provoke etmek için planlanmış bir etkinlik olduğunu” iddia etti.

Dahası Yunan Dışişleri Sözcüsü Alexandros Papaioannou, Çavuşoğlu’nun, “Bizim, Türkiye’de Rum Ortodoks Kilisesi ve Rum azınlıklara verdiğimiz hakları Yunanistan’ın da Batı Trakya’da yaşayan Türk azınlıklara vermesini istiyoruz.” şeklindeki sözlerine anında karşılık verip, adeta ateş püskürdü.

İstanbul'u ve Patrikhane'yi yol geçen hanına çevirip istediklerini söyleyenler nelere dikkat ediyor, görüyor musunuz?

Durum bu iken, Çavuşoğlu'nun gezisini izleyen bir gazetecinin bugün, “Gümülcine gezisi diplomatik misilleme değildir.” demesi, neyin nesidir?

Bir defa da biz “diplomatik misilleme” yapsak, ne olur?

MHP Lideri Bahçeli'nin, İstanbul'un fethi mesajındaki iç siyasete yönelik sözlerine dönersek;

“Konstantinopolis sayfasını” yeniden açmak isteyen “düşmanlar” böylesine at koştururken, “iç düşmanlar” yaratıp, onlara savaş açmakla bu proje engellenebilir mi?

Ya Çavuşoğlu ile Dendias'ın sarmaş dolaş halleri?.. Acaba bir gün kendi siyasetçilerimiz arasında da böyle pozlar görme imkân ve ihtimalimiz var mı?

Müyesser Yıldız

Odatv.com


 
 
Bu habere tepkiniz:
Müyesser Yıldız

İLGİLİ HABERLER
Odatv

"Yeter" dedi ve...

"Sahip olduğum her şeyi Türkiye’ye borçluyum" diyen Giovanni Guidetti'yi bir de böyle okuyun